Size yeni nesil liderlik anlayışının; otantik olma (sahicilik)empati kurmakendinize ve çevrenizdekilere şefkatli olmaktan geçtiğini söylersem ne dersiniz?

“Yeni Nesil Lider” dediğimde illa ki 25-35 yaşları arasında olmanıza gerek yok, yeter ki genç düşünün, kendinizi sürekli yenileyin ve geliştirin.

Belki bir sürü kişiden duydunuz bunları… Belki de duydunuz size uymadı kulak ardı ettiniz… Özellikle ataerkil yönetim sistemine alışık kültürde iş yapıyorsanız, size bu konularda rol model olacak önderleriniz de yoksa, bu tür liderliği arzulasanız da “nasıl?” olacağı konusunda kafanızda büyük bir soru işareti olabilir.

Duygusal zekanın ortaya konulmasını gerektiren bu niteliklerle liderlik yapmak biraz alışılmışın dışında birşey olsa gerek değil mi?

Kültürel bir alışkanlığımız bir şeyler moda olduğunda, altta kalmayalım diye bazı kavramları üstümüze geçirmeye çalışırız, ama içselleştirmedikçe üstümüzde sırıtıp kalır. Otantiklik de böyle birşey… “Hadi artık otantik olma, sahici olma zamanı” diyerek geliştirilecek bir kavram değil.. Üzerinde biraz oturulup, biraz sindirilip, biraz da çalışılması gereken bir kavram.

Size şu kadarını söyleyeyim eski nesil liderlik anlayışından sıkıldıysanız ve birşeylerin değişmesi gerektiğini düşünüyorsanız, öncelikle değişimin kendisi siz olan ve otantiklik, empati kurabilme ve şefkat konularında kendinizi geliştirmeye başlayın.

OtantiklikEmpati KurabilmeŞefkat göstermenin önemini duygusal zekakavramını ortaya çıkaran Daniel Goleman ile uzun yıllar CEO’luk yapmış ve günümüz önde gelen Liderlik Öğretmenlerinden biri olan  Bill Goeorge‘ dan duymak ayrıca anlamlı geliyor.

Otantiklik, sahici olmaktır. Gerçekten içinize sinen şekilde davranmaktır. Hani “içi,dışı bir insan” derler bazılarını tanımlarken ve kendimizi daha rahat hissederiz onların yanında, siz de kendinize bir bakın, kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz, gerçekte içte olan sizi dışarıya yansıtıyor musunuz, geliştirmek istediğiniz alanlarınız neler, daha iyi bir insan olmak, daha iyi bir lider olmak için nelere ihtiyacınız var ve açık vermemek için hangi yönlerinizi geliştirmeniz gerektiğini kendinize itiraf etmeye çekiniyorsunuz… Elinize bir kağıt kalem alın, kendinizi yeniden tarif etmeye başlayın.. Hiçbirşey için geç değil…

Empati Kurma, bir iletişim süreci ve yöntemidir. Psikolog Carl Rogers (1902-1987)’a göre: “Bir kişinin kendisini karşısındaki kişinin yerine koyarak olaylara onun bakış açısıyla bakması, o kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlaması, hissetmesi ve durumu ona iletmesi sürecine “empati” adı verilir”.

Empatinin tam olarak gerçekleşmesinin üç kuralı vardır;

  1. Bir insanın kendisini karşısındaki kişinin yerine koyarak, olaylara onun bakış açısıyla bakmak,
  2. Karşıdakinin duygu ve düşüncelerini doğru olarak anlamak ve hissetmek,
  3. O kişiyi anladığını ona ifade etmek.

Bunun içinde sürekli kendimizle bağlantıda olmak ve kendimize şefkat göstermek çok önemlidir.

kendini anlamayan insan başkalarını hiç anlayamaz.

Empati ile sempatinin arasındaki farkı çok güzel anlatan Brené Brown‘un videosunu seyretmenizi öneririm;

Başta biraz konfor alanınızdan çıkmanızı gerektiyor görünebilir ve ürkütebilir ancak zaman için de böyle davranmanın daha içinize daha sindiğini göreceksiniz.

Şefkat; kısa ve öz tanımı ile kendinin ve başkalarının içinde bulunduğu duygu durumunu anlamaktır. Şefkat duyabilmek için duygularımızla, içinde bulunduğumuz an’la bağlantıda bulunmak gerekir ki çoğunlukla iş yerlerindeki talepkar ortamlarda ne kendimizle ne çevremizle  doğru dürüst bağlantımız vardır. Bu nedenle şefkat çoğunlukla olumsuz bir durumda gösterilecek bir tepki, koruma güdüsü ya da gösterilmesi gereken sempati sanılır.

[bctt tweet=”bir insanın sevinçli durumuna iştirak etmek de şefkat göstermektir. “]

Toplumlarda çoğunlukla şefkatin öncelikle çevreye gösterilmesi gerektiği yönünde bir yanılgı vardır. Bu da çoğunlukla bizi feda-kar hale sokar ve bir süre sonra enerjimizin tükendiğini görürüz.

Sağlıklı şefkat gösterme iki taraflı bir kavramdır. Gerçek anlamda şefkat gösterebilmek için öncelikle kendimize sonra çevremize şefkat gösterebilme yeteneğini geliştirmeyi öneririm.

Kendine karşı şefkat gösterme: Yargılayıcı ve sert olmaktansa kişinin kendine karşı anlayışlı olma eğilimidir. Kendinize karşı nasıl konuşuyorsunuz? eleştirel misiniz, destekleyici mi? Bulunduğunuz durumu ne azaltmadan, ne da abartmadan objektif görerek kendinize sağlıklı bir yol çizebiliyor musunuz. Başkalarına şefkat, ilgi gösterirken bir tarafınız buruk kalıyor mu? İçinizde bir sesin görülmek, duyulmak istediğini hissediyor musunuz?

Öyleyse biraz içinize yönelip kendinizi dinleme ve kendinize şefkatli, destekleyici ebeveyn olma zamanı gelmiştir ki ekibinize, şirketinize ve ailenizle keyifle yaşama ve liderlik sanatı yaşayın.

Share.

Leave A Reply